Demre'nin Dijital Arşivi ve Turizm Rehberi
×

Kış Aylarında Demre'de Yapılabilecek 5 Harika Aktivite

Kış Aylarında Demre Tatili

Genellikle yaz aylarında deniz, kum, güneş ve antik kent gezileriyle hafızalarımıza kazınan Demre, aslında kış aylarında bambaşka bir büyüye bürünür. Temmuz ve Ağustos aylarının o kavurucu, bunaltıcı sıcağının yerini ılık bir Akdeniz meltemi alır. Yüzlerce metre uzayan turist kuyrukları kaybolur ve antik kentlerin, plajların, koyların gerçek sahipleri olan o derin sessizlik ortaya çıkar. Çoğu zaman mont bile giymenize gerek kalmayan, sadece ince bir hırkayla dolaşabileceğiniz bu eşsiz ılıman iklimde tatil yapmak, adeta zamanı yavaşlatmak gibidir.

Üstelik Demre, tipik bir Ege veya Akdeniz kasabası gibi kışın "kepenk kapatan" bir yer değildir. Burası, seracılığın kalbi olması sebebiyle kış aylarında da tarım ve günlük yaşamın olanca hızıyla devam ettiği, hareketli ve canlı bir ilçedir. Yani açık bir restoran, taze sıkılmış bir portakal suyu veya sohbet edecek sıcakkanlı yöre halkı bulmakta asla zorlanmazsınız. Peki bu ılıman kış aylarında Demre'ye yolunuz düşerse neler yapabilirsiniz? İşte size yaz aylarını aratmayacak, hatta bazıları yazın yapılmasından çok daha keyifli olan 5 harika aktivite önerisi.

1. Kavurucu Sıcaklar Olmadan: Likya Yolu Yürüyüşleri

Dünyanın en meşhur yürüyüş rotalarından biri olan Likya Yolu'nu yaz aylarında, özellikle de Demre'nin sarp kayalıkları üzerinde 40 derece sıcaklıkta yürümek kelimenin tam anlamıyla bir eziyettir. Kireçtaşı kayalar güneşin ısısını hapseder ve yürüyüşçülere nefes aldırmaz. Ancak Kasım ayından itibaren Şubat sonuna kadar uzanan bu kış dönemi, Likya Yolu için kelimenin tam anlamıyla bir cennettir.

Özellikle Demre - Kapaklı - Kaleköy (Simena) - Üçağız etabı kış aylarında muazzamdır. Ağaçların arasından süzülen hafif ve serin esinti eşliğinde, terlemeden ve suyunuzu hızla tüketmeden uzun kilometreler yürüyebilirsiniz. Üstelik kış aylarında havanın nem oranı çok düşük olduğu için pus olmaz; böylece tepelere tırmandığınızda Kekova'nın ve Batık Şehir'in o uçsuz bucaksız masmavi manzarasını kilometrelerce öteden, adeta cam gibi net bir şekilde izleyebilirsiniz. Rota üzerindeki çoban ateşlerine denk gelirseniz, yöre halkının ikram edeceği bir bardak demli çay, bu yürüyüşün en güzel ödülü olacaktır.

2. Tarihin Sessizliğini Dinleyin: Kalabalıksız Myra ve Andriake

Turizm sezonunun zirvesinde Myra Antik Kenti'ni veya Noel Baba Kilisesi'ni ziyaret ettiğinizde, yanınızda yüzlerce kişilik rehberli grupların uğultusu olur. Oysa kış aylarında, özellikle Aralık ve Ocak'ta bu ören yerleri neredeyse tamamen size kalır.

  • Myra'nın Kaya Mezarları: Kış güneşi daha yatık bir açıyla geldiği için Myra'nın devasa kaya mezarlarına vuran ışık çok daha dramatik ve kızıl bir ton alır. Fotoğrafçılar için bu mevsim, gölgelerin uzadığı ve taşların dokusunun en iyi anlaşıldığı "altın saatler" mevsimidir. Tiyatronun en üst basamağına oturup etrafınızda kimse olmadan o binlerce yıllık akustiği dinlemek paha biçilemez bir deneyimdir.
  • Andriake ve Likya Uygarlıkları Müzesi: Yazın açık havada sıcaktan dolayı hızlıca gezilip geçilen Andriake antik limanı, kışın serinliğinde uzun uzun incelenebilir. Müze binası olan tarihi Granarium'un (tahıl ambarı) kapalı ve loş odalarında, kalabalık olmadan antik Likya eserleriyle baş başa kalabilirsiniz.
Demre Kış Aylarında Noel Baba Ayini
Kışın Demre'deki en önemli etkinliklerden biri de 6 Aralık'ta St. Nicholas Kilisesi'nde düzenlenen ayinlerdir.

3. 6 Aralık Mucizesi: Noel Baba Kilisesi'nde Ayin ve İnanç Turizmi

Demre'nin kış turizmi dendiğinde akla gelen en büyük ve dünyaca ünlü etkinlik şüphesiz 6 Aralık Aziz Nikolaos (Noel Baba) Anma Törenleri'dir. Aziz Nikolaos'un MS 343 yılındaki ölüm yıldönümü olan bu tarihte, St. Nicholas Anıt Müzesi'nde Fener Rum Patrikhanesi'nin yönetiminde resmi bir ayin düzenlenir.

Bu tarihlerde Demre'ye gelirseniz, dünyanın dört bir yanından (özellikle Yunanistan, Rusya ve Doğu Avrupa'dan) gelen yüzlerce Ortodoks Hristiyan hacının dualarına, yaktıkları mumlara ve antik kilisenin duvarlarında yankılanan ruhani ilahilere şahit olabilirsiniz. İster dini bir inançla ister kültürel bir gözlemci olarak orada bulunun; tütsü kokularının arasında, binlerce yıllık fresklerin altında gerçekleştirilen bu anma töreni, size tarihin bir parçası olduğunuzu hissettirecek büyüleyici bir kış aktivitesidir.

4. Kış Ortasında Mavi Yolculuk: Sakin Kekova Tekne Turları

"Kışın tekne turu mu olur?" demeyin. Demre'de kışlar çoğu zaman bol güneşli ve durgun geçer. Yağmursuz ve rüzgarsız bir kış gününe denk geldiğinizde, Çayağzı veya Üçağız limanlarındaki kooperatif tekneleriyle anlaşarak denize açılmak, yazın yapılan turlardan çok daha elit bir deneyim sunar.

Yazın Gökkaya koyunda veya Tersane açıklarında aynı anda 50-60 teknenin demirlediğini ve müzik seslerinin birbirine karıştığını düşünün. Kışın ise o devasa koylar tamamen size aittir. Motoru kapattığınızda sadece dalgaların kayalara çarpma sesini duyarsınız. Su öylesine berraktır ki, Batık Şehir'in su altındaki kalıntıları kış aylarında çok daha net görünür. Kaptanınıza söyleyin, teknenin arkasında size güzel bir çay demlesin; battaniyenize sarılıp Kaleköy'ün muazzam sükunetini denizden izleyin. Üstelik kış aylarında tekne kiralama fiyatları yaz sezonuna göre çok daha makul seviyelerdedir.

5. Kışın Tadı Bir Başkadır: Demre Gastronomisi ve Mavi Yengeç

Deniz suyu soğudukça deniz ürünlerinin lezzeti ve yağ oranı artar. Bu kural Demre'nin suları için de geçerlidir. Kış aylarında Demre'ye geldiğinizde yapmanız gereken en güzel aktivitelerden biri, sobası yanan salaş bir balık restoranına girip kendinize ziyafet çekmektir.

  • Mavi Yengeç: Kekova ve Beymelek lagünü sularının meşhur Mavi Yengeci kışın da avlanmaktadır. Kömür ateşinde kızartılmış dumanı tüten bir mavi yengeci, yanında rokalı taze bir salata ile tüketmek soğuk günlerin en güzel ısınma yöntemidir.
  • Sıcak Tahinli Pide: Sadece deniz ürünü değil, Demre çarşısında bulabileceğiniz yöresel "Tahinli Pide" kış sabahlarının vazgeçilmezidir. Odun ateşinden yeni çıkmış, üzeri bol cevizli ve tahinli, dumanı üzerinde tüten bu tatlımsı pide, yanında ince belli bardakta servis edilen taze demlenmiş bir çayla birleştiğinde size Demre'nin kış ruhunu tam anlamıyla yaşatacaktır.
  • Narenciye Cenneti: Kış mevsimi, Demre'nin narenciye hasat zamanıdır. Yolda yürürken her köşe başında portakal, mandalina, limon ve kamkat ağaçlarının meyve yüklü dallarını görebilirsiniz. Dalından yeni koparılmış, vitamini tavan yapmış taze sıkım bir portakal suyu içmeden güne başlamayın.

Gördüğünüz gibi, tatil rotanızı güneye çevirmek için Haziran ayını beklemenize hiç gerek yok. Kış aylarının o kendine has melankolisi, ılık rüzgarları ve Demre'nin tarihi dokusu birleştiğinde ortaya keşfedilmeye değer, kalabalıktan uzak ve huzur dolu bir sığınak çıkıyor. Şimdiden iyi tatiller!

rooul Editör

Demre'nin sadece yazlık bir tatil beldesi değil, dört mevsim yaşayan bir tarih ve doğa merkezi olduğunu savunan yerel rehber. Kış aylarında Likya Yolu'nun sessizliğini ve yöresel lezzetlerin peşinden gitmeyi çok seviyor.