Antalya'nın batısında yer alan Demre, genellikle Myra Antik Kenti'nin kaya mezarları, Noel Baba'nın (Aziz Nikolaos) kilisesi ve Kekova'nın batık şehri ile anılır. Ancak bu tarihi ve kültürel zenginliklerin hemen yanı başında, doğa tutkunları ve fotoğrafçılar için adeta gizli bir cennet yatar: Demre Kuş Cenneti. Çayağzı ve Sülüklü plajlarının hemen arkasında, denizin iyotlu kokusunun sazlıkların tatlı esintisine karıştığı bu devasa sulak alan, Türkiye'nin güney kıyılarındaki en önemli ekolojik duraklardan biridir.
Gelişen betonlaşmaya ve insan müdahalesine rağmen doğallığını korumayı başaran Demre Kuş Cenneti, özellikle kıtalar arası uzun yolculuklar yapan göçmen kuşların vazgeçilmez dinlenme, beslenme ve üreme noktasıdır. Doğa gözlemciliğine (birdwatching) merakınız varsa veya sadece gün doğumunda flamingoların suyun üzerindeki zarif dansını izlemek istiyorsanız, bu rehberimizde Demre Kuş Cenneti'nin sunduğu biyolojik çeşitliliği, en iyi gözlem zamanlarını ve ziyaretçi ipuçlarını bulabilirsiniz.
Demre Kuş Cenneti Hızlı Bilgiler
- Konum: Demre ilçe merkezine 4 km mesafede, Çayağzı ve Sülüklü plajlarının arkasındaki sulak alan.
- Ekosistem: Tatlı yeraltı suları ve tuzlu deniz suyunun birbirine karıştığı zengin sazlık ve bataklık alanı.
- Kuş Çeşitliliği: Kaydedilmiş 149 farklı kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır.
- En İyi Ziyaret Zamanı: İlkbahar (Nisan-Mayıs) ve Sonbahar (Eylül-Ekim) göç dönemleri.
Göçmen Kuşların Hayati Dinlenme Tesisi
Kuşlar için Afrika ile Avrupa/Asya arasındaki göç yolları üzerinde bulunan Anadolu, hayati bir köprü görevi görür. Özellikle ilkbaharda kuzeye, sonbaharda ise daha sıcak güney iklimlerine uçan yorgun kuş sürüleri için güvenli, suyu ve yiyeceği bol sulak alanlar bulmak bir ölüm kalım meselesidir. Demre Kuş Cenneti, işte bu zorlu yolculuğun en konforlu "dinlenme tesislerinden" biridir.
Alan, Toros Dağları'ndan süzülen yer altı tatlı sularının (Burguç gibi şifalı sülfürlü kaynakların) Akdeniz'in tuzlu sularıyla buluştuğu noktada oluşmuştur. Bu tatlı-tuzlu su karışımı (acı su ekosistemi), planktonlar, küçük balıklar, yengeçler ve su böcekleri açısından inanılmaz bir zenginlik yaratır. Bu zengin açık büfe, binlerce kilometre uçmuş yorgun göçmen kuşların enerjilerini toplaması için ihtiyaç duydukları her şeyi sunar.
Hangi Kuş Türlerini Görebilirsiniz?
Demre Kuş Cenneti'nde yapılan ornitolojik (kuş bilimi) araştırmalar ve gözlemler sonucunda, alanda bugüne kadar 149 farklı kuş türü kayıt altına alınmıştır. Bunlardan bazıları yerleşik (tüm yıl boyunca burada yaşayan) türlerken, büyük bir çoğunluğu göçmen misafirlerdir.
- Flamingolar (Allı Turnalar): Bölgenin tartışmasız en popüler ve en fotojenik misafirleridir. Sığ sularda uzun bacakları üzerinde yürüyerek sudaki küçük karideslerle ve planktonlarla beslenirler. Bu beslenme şekli onlara o meşhur pembe/kızıl renklerini verir.
- Balıkçıllar: Gri balıkçıl, erguvani balıkçıl ve küçük ak balıkçıllar, sazlıkların arasında heykeller gibi hareketsiz durarak avlarını beklerken sıklıkla görülebilir.
- Pelikanlar: Özellikle göç dönemlerinde devasa gagaları ve heybetli süzülüşleriyle alanda kısa süreliğine konaklayan tepeli pelikanlara rastlamak büyük bir şanstır.
- Karabataklar ve Yaban Ördekleri: Suların içindeki ufak kayalıklarda kanatlarını güneşe açıp kurutan karabataklar ile meke, çıkrıkçın ve yeşilbaş gibi ördek türleri gölün en kalabalık yerleşik sakinlerindendir.
- Yırtıcı Kuşlar: Sazlık deliceleri, şahinler ve balık kartalları gibi havada süzülen avcıları da gökyüzünde sıkça görebilirsiniz.
Kuş Gözlemi İçin En İdeal Zamanlar
Kuş gözlemciliği sabır, sessizlik ve doğru zamanlamayı gerektirir. Eğer Demre Kuş Cenneti'ne geldiğinizde gökyüzünü ve sazlıkları cıvıl cıvıl görmek istiyorsanız, ziyaretinizi şu zamanlara ayarlamalısınız:
Mevsim Olarak: Kuş trafiğinin en yoğun olduğu dönemler ilkbahar ve sonbahar göç dönemleridir. Özellikle Nisan-Mayıs ile Eylül-Ekim ayları arasında alan tam bir şenlik alanına döner. Yazın kavurucu sıcaklarında veya kışın soğuk günlerinde tür sayısı ciddi oranda düşer.
Saat Olarak: Kuşların en aktif olduğu, beslenmek için sulara daldığı ve öttüğü saatler sabahın ilk ışıkları (06:00 - 08:30 arası) ile güneş batmadan hemen önceki saatlerdir. Öğle sıcağında birçok kuş türü sazlıkların derinliklerine saklanarak dinlenmeyi tercih eder.
Nasıl Gidilir ve Ziyaretçi Tavsiyeleri
Demre Kuş Cenneti, aslında Sülüklü Plajı ile Demre-Çayağzı yolunun tam ortasında kalan geniş bölgedir. İzole bir alan olmasına rağmen ulaşımı oldukça kolaydır.
- Ulaşım: Demre ilçe merkezinden Taşdibi/Sülüklü Plajı yönüne doğru aracınızla ilerleyin. Sülüklü Plajı'na geldiğinizde aracınızı toprak otoparka bırakın. Plajın hemen arkasında (kara yönünde) uzanan geniş sazlık ve gölet alanı kuş cennetinin ta kendisidir. Toplu taşıma ile geliyorsanız Demre merkezden Çayağzı minibüslerine binip yol üzerindeki köprüde inerek de gözlem yapabilirsiniz.
Bir Doğa Gözlemcisi Gibi Davranmak
Bu alan, kuşların evi ve stres atmak için sığındıkları güvenli bir limandır. Onları rahatsız etmemek ve doğanın dengesini bozmamak için şu altın kurallara dikkat edilmelidir:
- Sessizlik Şarttır: Yüksek sesle konuşmak, müzik açmak veya araç kornası çalmak kuşları anında ürkütüp kaçırır. Alanda adımlarınızı bile yavaş atmalısınız.
- Kamuflaj ve Mesafe: Parlak, neon renkli kıyafetler (kırmızı, sarı vb.) kuşların sizi çok uzaktan fark etmesine neden olur. Toprak, yeşil veya kahverengi tonlarında giyinmeye özen gösterin. Kuşların arasına girmeye çalışmak yerine onları uzaktan gözlemleyin.
- Dürbün ve Teleobjektif: Hayvanları yakından görebilmek için yanınıza mutlaka iyi bir dürbün (örn: 8x42 veya 10x42) alın. Eğer fotoğraf çekmek istiyorsanız, minimum 300mm veya 400mm odak uzaklığına sahip bir teleobjektife ihtiyacınız olacaktır. Akıllı telefon kameraları uzaktaki kuşları çekmek için ne yazık ki yetersiz kalır.
- Çevre Temizliği: Plastik atıklar, poşetler ve misinalar sulak alan canlıları için ölümcül tehlike yaratır. Lütfen doğada ayak izinizden başka bir şey bırakmayın.
Demre sadece taşlara kazınmış bir tarih değil, kanat çırpışlarında hayat bulan nefes kesici bir doğadır. Rooul.com olarak, yolunuz Demre'ye düştüğünde sabah uykunuzdan biraz feragat edip, bir elinizde kahve termosu, diğerinde dürbünle bu sessiz cennetin kıyısına oturmanızı şiddetle tavsiye ederiz.